aydın öztürk şiirleri
asi23 dostu aydın öztürk den gelirim
aydın öztürk şiirleriŞimdi uzak bir kenttesin GELİRİM Şimdi uzak bir kenttesin Ve yağmur yağıyorsa, düşüyorsam yüreğine tane tane Gelirim, serilirim sular gibi kıyılarına Gelirim, karışırım martıların çığlıklarına Gelirim, sokulurum derin seher uykularına. Çok uzaklarda bir kadın Yüreğinin perdelerini sımsıkı kapatmıştı. Belki de bu perdelerden bunalmıştı Karanlığa alışan gözleri Yüreğinin kaynarında yanıyordu İçinde köpekbalıklarının boğulduğu Bir kızıldeniz saklıyordu. Kirpiklerinin kıyısındaydı İlk damla ayrıldı buluttan Sonra ikincisi, üçüncüsü… Issız sokaklarda kırmızı kiremitlerden Toz yükseliyordu. Hangi kaçış uğultusunu dindirebilir içinizdeki mavi karlı ormanın? Hangi çınar dallarının kırıldığı yerden inlemez? Sonunda dağlayanı olmuşsa ömrünüzün O sağnaktan arda kalan. Sargılar sarabilir mi yaralarınızı, O liman, yürekte değilse eğer artık neye sığınır insan? Bir ırmağın sesini alıp Gitmek istiyorum, sevdiğim hoşçakal. Bak; işte akşam oldu. ve suskunsa tüm sokaklar camlardaysan şehir ışıklarında Gelirim, serilirim sular gibi kıyılarına Gelirim, karışırım martıların çığlıklarına Gelirim, sokulurum derin seher uykularına.
Yağmur Yüreklim
Son vapur da ayrıldı limandan Son tren içimi çizip de geçti Birbir ışıkları söndü odaların Kapılar gözlerini uykulara kapadı Yarim,yağmur yüreklim Uyuyor musun… İçimde kırılıp kalır ağlayan sesin Susar yüreğimde yüzün soluğun susar Sarınıp yarama gitsem çare değil ki Yüreğimde yangın çıkar bu şehir yanar Oy dilsizim,oy gülmezim,yağmur yüreklim Oy çiçek bakışlı yarim,rüzgarım benim Sensiz yaralıdır zaman yıllar yaralı Sararır içimde hüznün,ömrüm sararır Belki kavuşamam sana ölüm de gelir Bulutlara yazdım seni yağmur yüreklim
asi23 dostu aydın öztürk den br sevgi kırılmalıydı
aydın öztürk şiirleriHer adımda pul pul çözülen Bir Sevgi Kırılmasıydı Her adımda pul pul çözülen paslı kapıların gıcırtılarıyla geçiyorum ardım sıra yıkıntılar sürüyerek sokakları soluğumda duman acısı, vantuzlar, avcı fakları çekiliyor damarlarım, ellerim soğuyor, gözlerim aklarda görüp göreceğim son yağmur sağanağı mı yüzümdeki bu ıslak serinlik boğuluyorum yalanların emzirdiği cam fanuslarda korkarım ki kimselerde görmeyecek asfaltlara yıkılıp kalışımı bir bağırabilsem, çırpınmasam kıyıya atılmış balıklar gibi dönsem derin sularıma dönsem diyorum dört bir yandan çoğalıp yüzüme çarpıyor duvarlardan yıllar önce silinmiş sloganlar bedeni kurşunlarla doldurulmuş bir ölü doğruluyor kıyısında anıların incinmiş bakıyor mendireklerde dalgalarca kırılışıma gök gürlemeleri düşüyor aramıza sabahı ikiye biçiyor sesi postal seslerinin yankılandığı gecelerde birlikte yazmadık mı diyor silinmiş bütün sloganları göstererek beni vurmuşlardı ardından kurşunlarla sense firari duvarlar kanıyor kanıyor yapraksız dalları ağaçların gökyüzü kanıyor, bulutlar, kuşlar billurdan kırmızıya dönüyor yağmur rüzgar kanıyor vivaldi kemanlarını silerek sokaklardan kan, kanıyor dağılıyor soluğumda duman acısı vantuzlar avcı fakları ey umut utandırma beni serme yorgun dalgalar gibi keskin çakıl taşlarına sendeleyişimi bir sevgi kırılmasıydı bir boran izlerimi silen tipi üzülmüşlüğümle göz gözeyken bakma öyle yanaklarımda acıyor gözlerinin sıcak izi ey umut utandırma beni yüzümü gölgeler gömerek kaçmadım utançlar çizilmedi ömrüme hep bir sarmaşıktım insan uçurumlarında tuzla sulanan toprakta yeşeren inat yılgısına çekerken durgun sularda soldurmadım şıvgınlarımı hep bir patlayışın ardından zifir geceye atılan kıvılcımdım sesimden önce bir sevgi kırılmasıydı bir boran izlerimi silen tipi üzülmüşlüğümle göz gözeyken bakma öyle yanaklarımda acıyor gözlerinin sıcak izi ey umut utandırma beni kuralsız bir sevgi umudumu da yoracaksa eğer bir çift kumrunun sarılışını bağrıma bastırır gibi ayrılıkta yakışır bana yaralı ceylan ürkekliğiyle ovada isyanlarımı saklayıp kırarcasına dişlerimin sızısına dağların yolunu tutmakta kuralsız bir sevgi umudumu da yoracaksa eğer bir çift kumrunun sarılışını bağrıma bastırır gibi bir kavgada ölüm de yakışır bana.